Sanat Ve Tasarım
Kırmızının Ortak Dili: Biberin Rengini Okumak
Bir biberin kırmızısını yanımızda olmayan birine nasıl anlatırız? 1821 tarihli bir renk kitabı bu soruya yaprak, meyve ve mineral arasında kurduğu benzerliklerle yaklaşır. Sayfaları, acı sosun görünüşü hakkında daha dikkatli konuşmak için de verimli bir başlangıçtır.
Nasıl Hazırlıyoruz?
Biberin Yaprağı, Bir Rengin Adresi
Bir biberin kırmızısını düşünerek açtığımız kitap, bizi önce yaprağa götürüyor. Patrick Syme’ın 1821 tarihli Werner’s Nomenclature of Colours kitabında, yeşiller tablosunun 49. satırı Blackish Green adını taşır. Bitkisel örnek olarak Cayenne biberinin yapraklarındaki koyu çizgiler gösterilir. Aynı satırın mineral sütununda serpantin bulunur. Sayfanın yaptığı iş, birbirinden uzak nesnelerde belirli bir görünüşü karşılaştırılabilir kılmaktır.
Buradaki incelik, biber adının yanındaki küçük tariftedir: yaprağın koyu çizgileri. Yalnız bitkiyi bilmek yetmez; gözün bitkinin hangi bölümüne yöneltildiğini de bilmek gerekir. Bir rengin adresi böylece daralır. Sofrada bir malzemeyi anlatırken de kabuk, kesit, yaprak veya öğütülmüş yüzey demek, karşımızdakine nereden bakacağını söyler. Koyu çizgiyi genel yaprak renginden ayıran bu tarif, parçayla bütün arasındaki ilişkiyi okumamızı sağlar.
Bu Bölümün Kaynakları
Werner’in Adı, Syme’ın Gözü
Mineralog Abraham Gottlob Werner’in adı, 1774 tarihli renk sınıflandırma çalışmasından gelir. Londra Doğa Tarihi Müzesi, çiçek ressamı Syme’ın bu yaklaşımı hayvan ve bitki örnekleriyle geliştirdiğini anlatır. İlk baskı 1814’te yayımlandı; Smithsonian nüshasının başlık sayfası ise ikinci baskı ve 1821 tarihini taşır.
Syme’ın girişindeki mesele hâlâ anlaşılırdır: aynı renk sözcüğü farklı tonlar için kullanıldığında bir betimleme nasıl paylaşılır? Basılı metnin 6. sayfasında sözel tarif, görsel ve rengin birlikte ele alınmasını savunur. Kitapta renk örneğinin yanına bir ad ve doğal nesneler yerleştirilmesi bu düşünceye somut bir düzen verir. Okur, sözcüğün yanında bakabileceği bir yüzey, yüzeyin yanında karşılaştırabileceği bir örnek bulur.
Mercan, Domates, Mineral: Aynı Satırda Kırmızı
Kırmızılar tablosunda 85. satır Vermilion Red adını taşır. Yanındaki örnekler kırmızı mercan, Love Apple ve Cinnabar’dır. Merriam-Webster, love apple sözcüğünün karşılığını domates olarak verir. Böylece bugün mutfakta tanıdığımız bir meyve, hayvan ve mineral dünyalarından örneklerle aynı yatay çizgide buluşur. Sütunlar nesneleri birbirine dönüştürmez; aralarında kurulmuş renk benzerliğini okumamızı sağlar.
Bu küçük satır, gastronomi dilinin sanat ve doğa tarihiyle karşılaşabileceği bir yerdir. Bir domatesi yalnız yemek adıyla düşünmek yerine, rengini başka nesnelerle birlikte tarif edebiliriz. Aynı kırmızı ailesinin içindeki ayrıntılar da çoğalır: 83. satır Hyacinth Red’i bir elmanın kırmızı bölümüyle ilişkilendirir. Meyvenin küçük bir renk alanı, karşılaştırma için başlı başına bir örnek olur. Benzerlik, hangi meyvenin hangi bölümüne baktığımızla birlikte kurulur.
Renk Örneği De Zaman Taşır
Doğa Tarihi Müzesi, Syme’ın boyalı kâğıtlardan kesip nüshalara yapıştırdığı renk örnekleriyle tutarlılık sağlamaya çalıştığını anlatır. Müze, pigmentlerdeki solma ve kâğıtla etkileşimin yeni tıpkıbasım hazırlanırken renk eşleştirmeyi güçleştirdiğini de belirtir. Ekrandaki sayfa, bugün korunmuş nüshanın görünüşünü taşır.
Smithsonian’ın koruma kaydı, bu ikinci baskı nüshasının kuşbilimci Robert Ridgway’e ait olduğunu kaydeder. Dijital kitaptaki başlık sayfasında da Ridgway koleksiyonunun damgası görülür. Kırmızılar levhasının kenarındaki kalem izleri, renklerin yanında sayfanın kullanılmışlığını da görünür kılar. Renk örnekleriyle okur işaretlerinin aynı yüzeyde buluşması, kitabı bir standart arayışı kadar kullanım anından kalmış bir nesne olarak da görmemizi sağlar.
Bir Renk Sözcüğü Gözümüzü Nereye Götürür?
Tuğla kırmızısı dediğimizde bir yüzeyi, kiraz kırmızısı dediğimizde bir meyveyi karşılaştırmaya çağırırız. İki ifade de kırmızı sözcüğüne bir yakınlık ekler. Syme’ın levhasından çıkarabileceğimiz verimli düşünce budur: adlandırma, baktığımız nesnenin yanına başka bir nesne getirir. Rengi konuşmak, bir bakıma ortak örnekler seçmektir. Örneğin hangi bölümünün karşılaştırıldığını söylemek ise bu ortaklığı daha belirgin kılar.
Gastronomik bir cümlede de bu dikkat işe yarar. Biberin kırmızısını anlatmakla parlak kabuğunu anlatmak, aynı görünüşün ayrı ayrıntılarını seçer. Birini renk adıyla, diğerini yüzey betimlemesiyle görünür kılarız. Böylece malzemenin portresi tek sıfata sığmaz. Bu küçük ayrımlar, mutfak malzemelerini isimleriyle birlikte birbirleriyle kurdukları görsel yakınlıklar üzerinden de düşünmemizi sağlar.
Bu Bölümün Kaynakları
Acı Sosun Kırmızısına Geri Dönmek
Bugünün sofrasında bir acı sos şişesine bu dikkatle bakalım. Camın arkasındaki renk, kaşığın üzerindeki küçük miktar ve tabakta bıraktığı ince iz, betimleme için ayrı karşılaşmalar sunar. “Kırmızı” ile başladığımız cümleye, neye ve nereden baktığımızı ekleyebiliriz. Görünüş, koku ve yakıcılığı kendi sözcükleriyle anlatmak da her gözleme yer açar.
Biberify’ın gastronomi merakı için bu eski kitabın çekiciliği burada yatar: biber, bir yandan yenilen malzeme, bir yandan dikkatle bakılacak bir nesnedir. Yaprağın koyu çizgisinden şişenin kırmızısına uzanan yol, rengin ortak bir konuşmanın konusu olabileceğini gösterir. İyi seçilmiş bir benzetme, bir başkasını bizim gördüğümüz ayrıntıya yaklaştırır. Sofranın görsel dili de böyle küçük ve kesin karşılaşmalarla zenginleşir.
- Biberin yaprak, çiçek ve meyvesine yakından bak
- Biber adlarının farklı dillerdeki yolculuğu
- Malzemenin rengi resimde nasıl yer bulur?
Bu Bölümün Kaynakları
Kaynaklar Ve Okuma Alanı
- Patrick Syme, Werner’s Nomenclature of Colours, ikinci baskı (1821)
Okuma alanı: Başlık sayfası; girişte betimleme, görsel ve renk ilişkisi; yeşiller tablosunun 49. satırı ve kırmızılar tablosunun 83 ve 85. satırları.
Erişim:
- Natural History Museum, Nature’s colours: from page to paint
Okuma alanı: Werner’in 1774 çalışması, Syme’ın 1814 ilk baskısı, boyalı renk örneklerinin hazırlanması ve tarihsel pigmentlerin korunması.
Erişim:
- Merriam-Webster, love apple
Okuma alanı: Love apple adının domates karşılığı.
Erişim:
- Smithsonian Libraries and Archives, Werner’s Nomenclature of Colours: koruma kaydı
Okuma alanı: İkinci baskı nüshasının Robert Ridgway’e ait oluşu ve kitap içindeki notlarla renk örnekleri.
Erişim: